23:59 - Kontakt lensleri kullanırken bakın nelere dikkat edilmelidir
23:57 - Koltuk Altı Kokusunu Geçme Yolunda Öneriler
23:56 - Kayısı ve İnciri Kaynatarak İçer İseniz Kabızlık Probleminden Kurtulursunuz
23:54 - Kahve Yüz Maskesi Bakın Nasıl Yapılır?
23:52 - Kabak çekirdeğinin avantajları nelerdir?
00:35 - İPhone’un arkasına ek olarak dokunma!
00:33 - İmplant Tedavisi Bakın Nedir ve Kimler İçin Yapılamaz?
00:31 - Hibiscus nedir? Hibiskus ne yapar? Hibiskus çiçeğinin özellikleri nelerdir?
00:26 - Hepimiz bilmeyerek te olsa yapabiliyoruz ama dilimlemeyelim!
“Tahir’i anlamak istiyorsanız yüzüne bakmayın…”
Annemin yıllar önce söylediği o cümle, metal kutunun kapağı açıldığı anda zihnimde yeniden yankılandı.
Hepimiz masanın etrafına toplanmıştık. Kimse konuşmuyordu.
Kutunun içinde tomar tomar para görmeyi bekliyordum.
Belki eski banka dekontları…
Belki gizli borçlara ait evraklar…
Belki de babamın yıllardır annemden sakladığı başka bir hayatın izleri.
Ama karşımızdaki manzara bunların hiçbirine benzemiyordu.
Kutunun üst kısmında sararmış zarflar, banka cüzdanları, tapu fotokopileri ve yıllara göre ayrılmış küçük defterler vardı.
Annem ilk defteri eline aldı.
Kapağında yalnızca bir tarih yazıyordu:
1983.
Babam sessizce sandalyeye oturdu.
“İlk maaşından başladım,” dedi.
Ben kaşlarımı çattım.
“Neye başladın?”
Babam cevap vermek yerine anneme baktı.
Annem defteri açtı.
İlk sayfada annemin o yıl aldığı maaşlar tek tek yazılmıştı.
Her maaşın karşısında başka bir rakam vardı.
“Kira.”
“Elektrik.”
“Pazar.”
“Çocukların okul masrafı.”
Altında ise daha küçük bir bölüm bulunuyordu:
Meral’in geleceği için ayrılan para.
Şaşkınlıkla babama baktım.
“Bu ne demek?”
Babam derin bir nefes aldı.
“Annenin parasını hiçbir zaman tamamen harcamadım.”
İçimde yıllardır taşıdığım öfke bir anda kabardı.
“Ama elinde hiç para bırakmıyordun!”
“Biliyorum.”
“Yeni bir kaban bile alamadı!”Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.