23:59 - Kontakt lensleri kullanırken bakın nelere dikkat edilmelidir
23:57 - Koltuk Altı Kokusunu Geçme Yolunda Öneriler
23:56 - Kayısı ve İnciri Kaynatarak İçer İseniz Kabızlık Probleminden Kurtulursunuz
23:54 - Kahve Yüz Maskesi Bakın Nasıl Yapılır?
23:52 - Kabak çekirdeğinin avantajları nelerdir?
00:35 - İPhone’un arkasına ek olarak dokunma!
00:33 - İmplant Tedavisi Bakın Nedir ve Kimler İçin Yapılamaz?
00:31 - Hibiscus nedir? Hibiskus ne yapar? Hibiskus çiçeğinin özellikleri nelerdir?
00:26 - Hepimiz bilmeyerek te olsa yapabiliyoruz ama dilimlemeyelim!
İş planını hazırlamasına yardım etmişler.
Eski iş arkadaşları da küçük miktarlarda ortak yatırım yapmayı kabul etmişti.
Mesajın devamını okudum.
“Artık eşine gerçeği söylememiz gerekiyor… yoksa planımız tamamen bozulacak. Dükkan sahibinin yarına kadar cevap beklediğini unutma.”
Telefon elimde titremeye başladı….
“Plan… bu muydu?”
Emre başını salladı.
“Evet.”
“Peki neden mesajları sildin?”
“Çünkü sürprizi bozmak istemedim.”“Herkes mesajlarını silmez.”
“Gizleyince daha güvenli olacağını düşündüm. Şimdi bunun ne kadar kötü göründüğünü anlıyorum.”
Oturduğum yere çöktüm.
Tam o sırada aklıma kızımın söylediği söz geldi.
“Peki sabun?”Emre ilk kez hafifçe gülümsedi.
“Aylin’in eşi doğal sabun üretiyor.”
Anlamadığımı görünce dolaptan küçük bir kutu çıkardı.
Kutunun içinde lavanta kokulu el yapımı sabunlar vardı.
“Bunları açılacak pastanede müşterilere küçük hediye olarak vermeyi planlıyorduk.”
Bir tanesini bana uzattı.
Kokladığım anda nefesim kesildi.
Gerçekten de banyomuzda haftalardır kullandığımız sabunun aynısıydı.
“Geçen ay Aylin birkaç deneme ürünü getirmişti. Beğendiğimiz için banyoda kullanmaya başlamıştık.”
O an kızımın neden o cümleyi kurduğunu anladım.
Çocuklar ayrıntıları bizden çok daha iyi fark ediyordu.
Aynı kokuyu alınca bunu çekinmeden söylemişti.
Ertesi sabah Aylin beni aradı.
Sesi hâlâ mahcuptu.
“Özür dilemek istiyorum.”
“Neden?”
“Dün paniğe kapıldım. Kızınız o cümleyi söyleyince sürprizin ortaya çıktığını sandım. Aylarca hazırladığımız her şey boşa gidecek diye korktum.”
Öğleden sonra buluştuk.
Yanında kalın bir dosya getirmişti.
İçinde dükkânın çizimleri, banka onayları, kira sözleşmesi taslağı ve hatta açılış günü için hazırlanan davetiyeler bile vardı.
Hepsinin üzerinde benim adım yazıyordu.
Gözlerim doldu.
Emre bana bakıp sessizce elimi tuttu.
“O kadar başarısız hissetmiştim ki işimi kaybettiğimi söyleyemedim. Sonra sana en azından hayalini gerçekleştirecek bir fırsat sunmak istedim. Yanlış olan buydu. Sana gerçeği en başında söylemeliydim.”
Başımı salladım.
“Evet. Çünkü beni en çok inciten şey işini kaybetmen değildi. Bana güvenmemen oldu.”
O gün saatlerce konuştuk.
İlk kez aylardır birbirimizden sakladığımız korkuları, endişeleri ve hayal kırıklıklarını paylaştık.
Aramızdaki sessizlik yerini dürüstlüğe bıraktı.
İki ay sonra küçük pastanemizin kapısına ismimi yazdırırken yanımda Emre ve çocuklarımız vardı.
Aylin de açılışa elinde yine o meşhur lavanta sabunlarıyla geldi.
Bu kez kızım gülerek ona sarıldı.
“Artık neden aynı koktuğunuzu biliyorum,” dedi.
Herkes kahkaha attı.
Ben de güldüm.
Çünkü bazen çocukların masumca söylediği tek bir cümle, bir evliliği yıkacak gibi görünse de aslında yıllardır konuşulmayan gerçeklerin ortaya çıkmasını sağlayabiliyormuş.
O gün anladım ki bir ilişkiyi bitiren şey çoğu zaman kötü niyet değil, söylenmeyen gerçeklerdi. Biz ise birbirimizi kaybetmenin eşiğine geldikten sonra dürüst olmayı yeniden öğrendik ve o günden sonra hiçbir sırrın sevgimizden daha değerli olmamasına birlikte karar verdik.