SON DAKİKA

newsstv24

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

21 Ekim 2026 - 15:04 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Üvey kızım Elif’in hayatımdan çıkmasının üzerinden beş yıl,

“Sandığı açacağını biliyordum. Annemin mektuplarını yıllarca okuyamadım. Sana kızgındım. Ama onları geçen ay okudum. Yanılmışım. Kıyafetleri vermen annemin kalbine yakışır bir şeymiş. Sandığı sana geri gönderiyorum çünkü içinde bizim hikâyemiz var. Eğer hâlâ istersen… konuşabiliriz.” O an sandığın başında dizlerimin üzerine çöktüm. Beş yılın ağırlığı bir anda omuzlarımdan kalkar gibi oldu ama yerini tarifsiz bir pişmanlık ve umut aldı. Sandığın içindeki her fotoğraf, her mektup bize ait bir köprüydü. Yıkıldığını sandığım köprü aslında hiç tamamen yanmamıştı. Telefonumu aldım. Parmaklarım titreyerek numarasını çevirdim. Yıllardır ezbere bildiğim o numara. Uzun bir çalma sesi… Sonra bir nefes. “Alo?” Elif’in sesiydi. Boğazım düğümlendi ama bu kez susmadım. “Elif,” dedim, “ben buradayım.” O da sustu. Sonra fısıldadı: “Ben de.” Bazen bir sandık dolusu hatıra, beş yıllık sessizliği bozabilir. Çünkü gerçek bağ, kanla değil; birlikte tutulan anılarla, affedilen hatalarla ve vazgeçilmeyen sevgiyle kurulur. Ve o gün anladım ki, baba olmak doğurmak değil, beklemeyi bilmektir Bu hikaye kurgulanarak hazırlanmıstır.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA