SON DAKİKA

newsstv24

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

11 Ekim 2026 - 13:32 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

65 Yaşındayım. Beş Yıl Önce Boşandığım

“Önce bunu okumanız gerekiyor. Ardından hesabınızdaki gerçek tutarı size açıklayacağım.”

Titreyen ellerimle zarfı aldım.

Üzerindeki el yazısını hemen tanıdım.

Turgay’ın yazısıydı.

Zarfın üzerinde yalnızca şu cümle vardı:

“Bu zarfı açtığında, seni neden terk etmek zorunda kaldığımı ve beş yıldır senden sakladığım gerçeği öğreneceksin.”

Kalbim deli gibi çarpmaya başladı.

Otuz yedi yıl aynı yastığa baş koyduğum adamın benden gizlediği ne olabilirdi?

Üstelik bunu neden tam beş yıl sonra öğrenmemi istemişti?

Zarfı açmak üzereyken banka müdürü koluma hafifçe dokundu.

“Hanımefendi, bir şeyi daha bilmelisiniz.”

Yüzüne baktım.

Kadının sesi titriyordu.

“Eski eşiniz yalnızca bu mektubu bırakmamış. Beş yıldır hesabınıza düzenli olarak para yatırılmış. Ancak asıl şaşırtıcı olan, son yatırılan paranın miktarı değil…”

Bir an sustu.

Ardından söylediği sözler karşısında ayakta durmakta zorlandım.

“Bu hesaba son ödeme dün yapılmış. Ve ödeme talimatını veren kişinin kimliğini gördüğünüzde, sanırım siz de çok şaşıracaksınız.”

Müdür bilgisayar ekranını bana doğru çevirdi.

Ekranda yazan ismi gördüğüm anda elimdeki zarf yere düştü.

Çünkü o isim, beş yıldır bir kez bile karşılaşmadığım eski kocama ait değildi.

Ve o kişinin bu hesapla nasıl bir bağlantısı olabileceğini aklım almıyordu…“Ekranda yazan ismi gördüğüm anda elimdeki zarf yere düştü. Çünkü o isim, beş yıldır bir kez bile karşılaşmadığım eski kocama ait değildi. Ve o kişinin bu hesapla nasıl bir bağlantısı olabileceğini aklım almıyordu…”

Bilgisayar ekranında gördüğüm isim, yirmi üç yıl önce trafik kazasında kaybettiğim küçük kardeşim Rıdvan’a aitti.

Nefesim kesildi.

“Bu imkânsız!” diye fısıldadım. “Kardeşim yıllar önce öldü!”

Banka müdürü Seçil Hanım şaşkınlıkla bana baktı.

“Hanımefendi, sakin olun. Belki bir isim benzerliğidir.”

Başımı iki yana salladım.

“Hayır! Adı, soyadı, hatta ikinci adı bile aynı. Bu bir tesadüf olamaz!”

Seçil Hanım ekrandaki bilgileri tekrar kontrol etti.

Sonra yüzündeki ifade değişti.

“Bu para doğrudan kardeşinizin hesabından gönderilmemiş. Rıdvan adına kurulmuş bir yardım vakfının hesabından aktarılmış.”

Sandalyeye çöktüm.

Rıdvan henüz otuz iki yaşındayken ölmüştü. Aramızda beş yaş vardı. Çocukluğumuz boyunca birbirimizin en yakın arkadaşıydık.

Onun ölümünden sonra yıllarca kendimi toparlayamamıştım.

Peki, ölmüş kardeşimin adını taşıyan bir vakıf neden benim hesabıma para gönderiyordu?

Seçil Hanım yerdeki zarfı alıp bana uzattı.

“Sanırım cevap burada.”

Zarfı açtım.

İçinden üç sayfalık bir mektup ve eski bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta Turgay, Rıdvan ve ben vardık.

Yirmi beş yıl önce köydeki baba evimizin bahçesinde çekilmişti.

Fotoğrafın arkasında Turgay’ın el yazısıyla tek bir cümle yazıyordu:

“Gerçeği öğrendiğinde beni affetmeni beklemiyorum.”

Ellerim titreyerek mektubu okumaya başladım.

“Sevgili Necla,

Bu satırları okuyorsan sonunda bankaya gitmişsin demektir. Umarım bunu yapmak için çok geç kalmamışsındır.

Sana hayatımın en büyük haksızlığını yaptım.

Ama senin bilmediğin başka bir haksızlığım daha var.

Yirmi üç yıl önce kardeşin öldüğünde sana gerçeği söylemedim.

Çünkü o gün yaşanan kazada benim de payım vardı.”

Gözlerim karardı.

Mektubu masaya bıraktım.

Rıdvan’ın ölümünü dün gibi hatırlıyordum.

Yağmurlu bir akşamdı.

Kardeşim işten dönüyordu. Virajda kontrolünü kaybetmiş, aracı uçuruma yuvarlanmıştı.Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA