23:59 - Kontakt lensleri kullanırken bakın nelere dikkat edilmelidir
23:57 - Koltuk Altı Kokusunu Geçme Yolunda Öneriler
23:56 - Kayısı ve İnciri Kaynatarak İçer İseniz Kabızlık Probleminden Kurtulursunuz
23:54 - Kahve Yüz Maskesi Bakın Nasıl Yapılır?
23:52 - Kabak çekirdeğinin avantajları nelerdir?
00:35 - İPhone’un arkasına ek olarak dokunma!
00:33 - İmplant Tedavisi Bakın Nedir ve Kimler İçin Yapılamaz?
00:31 - Hibiscus nedir? Hibiskus ne yapar? Hibiskus çiçeğinin özellikleri nelerdir?
00:26 - Hepimiz bilmeyerek te olsa yapabiliyoruz ama dilimlemeyelim!
İkiz Bebeklerine Bez Alacak Parası Olmayan Kadına Yardım Ettim, Ertesi Gün Bıraktığı Zarf Hayatımı Değiştirdi
BÖLÜM 2
“Yirmi üç yıldır ailemden saklanan ve bütün hayatımı değiştirecek bir gerçekle ilgiliydi. Ve mektubun son satırında yazan o yedi kelimeyi okuduğumda, neden özellikle benim kasamı seçtiğini nihayet anladım…”
“İdil, ben senin öldü sandığın ablanım.”
Bu yedi kelimeyi tekrar tekrar okudum. Ellerim öylesine titriyordu ki mektubu tutmakta zorlanıyordum.
Benim bir ablam vardı. Adı Aylin’di. Ancak annemin anlattığına göre ben henüz üç yaşındayken geçirdiği bir trafik kazasında hayatını kaybetmişti.
Evimizde ondan kalan tek şey, çocukluk fotoğraflarımızdı. Annem o fotoğraflara her baktığında ağlardı. Babam ise Aylin’in adının anılmasını bile istemezdi.
Ama şimdi elimdeki fotoğrafta, yıllar önce öldüğünü sandığım ablamın büyümüş hâli vardı.
Yanında da dün markette gördüğüm ikiz bebekler…
Müdürüm Hikmet Bey endişeyle yüzüme bakıyordu.
“İdil, iyi misin? İstersen ambulans çağırayım.”
Başımı salladım.
“Hayır… Ama bugün izin almam gerekiyor.”
Hikmet Bey hiçbir şey sormadan kabul etti.
Eve gitmek yerine yakındaki parka oturdum ve mektubun geri kalanını okumaya başladım.
“Sevgili kardeşim,
Beni hatırlamanı beklemiyorum. Çünkü senden koparıldığımda henüz üç yaşındaydın. Ama ben seni hiçbir zaman unutmadım.
Yıllarca seni aradım. Sana ulaşmaya çalıştım. Babanın bizi birbirimizden ayırmak için neler yaptığını öğrendiğinde bana inanmakta zorlanacaksın.
Dün markete tesadüfen gelmedim. Altı aydır seni uzaktan izliyordum. Sana gerçeği anlatmaya cesaret edemiyordum.
Ama dün bana yardım ettiğinde, küçükken tanıdığım o merhametli kızın hâlâ içinde yaşadığını gördüm.
Lütfen bugün saat üçte eski tren garının karşısındaki çay bahçesine gel.
Sana anlatmam gereken çok şey var.
Ablan, Aylin.”
Mektubu bitirdiğimde saat henüz on birdi.
İlk iş annemi aradım.
“Anne, sana bir şey soracağım. Aylin gerçekten öldü mü?”Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.