SON DAKİKA

newsstv24

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

20 Eylül 2026 - 0:08 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Köyümüzde beni ismimden çok kilomla tanırlardı.

Köyümüzde beni ismimden çok kilomla tanırlardı.
Genç bir kızdım.

Köyümüzde beni ismimden çok kilomla tanırlardı.

Arkamdan konuşulduğunu bilirdim.

Pazara gittiğimde bazı kadınların fısıldaşmalarını, düğünlerde genç kızların kendi aralarında gülüşmelerini görürdüm.

Ben Şirin’dim.

Ama onlar için çoğu zaman sadece “kilolu kız”dım.

Çocukluğumdan beri iriydim. Annem beni teselli etmek için,

“Senin yüzün güzel kızım, kalbin daha da güzel,” derdi.

Fakat genç bir kız için dünyanın kalbinize değil, aynadaki görüntünüze baktığını düşünmek çok kolaydı.

Bu yüzden evlilik lafı açıldığında hep konuyu değiştirirdim.

Zaten köyün delikanlılarının beni istemek için kapımızı çalacağını da düşünmüyordum.

Ta ki o siyah araba bir akşam evimizin önünde durana kadar.

Arabadan inen adamı görünce annemin elindeki tabak yere düştü.

Demir Ağa.

Çevredeki üç köyde arazileri, büyükbaş hayvanları, zeytinlikleri ve şehirde işletmeleri vardı.

Taş konağı köyün tepesinden her yerden görünürdü.

Uzun boylu, geniş omuzlu, az konuşan bir adamdı.

Onu gören kadınların dönüp bir kez daha baktığını ben bile fark ederdim.

Fakat Demir Ağa kimseye yüz vermezdi.

Yıllardır evlenmediği için hakkında türlü söylentiler çıkmıştı.

O akşam babam onu misafir odasına aldı.

Ben mutfakta çay hazırlarken ellerim titriyordu.

Neden geldiğini bilmiyordum.

Tepsiyi içeri götürdüğümde Demir Ağa başını kaldırıp doğrudan bana baktı.

Bakışları birkaç saniye yüzümde kaldı.

Ben hemen gözlerimi indirdim.

Çayları bıraktıktan sonra çıkacakken babam,

“Şirin, sen de otur kızım,” dedi.

Şaşkınlıkla döndüm.

Babamın yüzü kıpkırmızıydı.

Demir Ağa ise son derece sakindi.

Sonra hayatım boyunca unutamadığım cümleyi söyledi.

“Ben Şirin’i istemeye geldim.”

O an odada nefes alan tek kişinin ben olmadığıma emindim.

Annem ağzını kapattı.

Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA