SON DAKİKA

newsstv24

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

01 Eylül 2026 - 14:06 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

Kayınvalideme tam 12 yıl baktım

“Parmaklarım dolgunun derinliklerinde sert bir şeye dokundu. Bu, elyaf değildi. Küçük ve ağırdı. Üstelik bir kumaş parçasına sıkıca sarılmış gibiydi. Elimi biraz daha içeri soktum. Kalbim hızla çarpmaya başladı. Çünkü yıllardır kayınvalidemin başının altında duran o yırtık yastığın içinde, saklanmış bir şey olduğunu artık kesin olarak anlamıştım. Ve onu dışarı çıkardığımda, Neriman’ın bana neden son nefesinde sadece o yastığı verdiğini anlayacaktım… Ama gördüğüm şey, on iki yıldır bildiğimi sandığım bütün gerçekleri altüst edecekti.”

Mutfak masasının üzerindeki sarı, cılız ışığın altında nefesim boğazıma tıkandı. Gece yarısını çoktan geçmişti; evin içindeki derin sessizliği sadece eski buzdolabının tekdüze uğultusu ve kendi kalp atışlarım bölüyordu.

Titreyen parmaklarımı yırtık astarın derinliklerine doğru biraz daha uzattım. Pamukların ve basma kumaşın arasına ustalıkla gizlenmiş o sert kütleyi kavradım ve yavaşça dışarı çektim.

Elimde tuttuğum şey, köşeleri solmuş, kırmızı kadife bir kumaşa sarılmış, kalın sicimle defalarca düğümlenmiş ağır bir çıkındı. Masanın üzerine koyarken sanki kutsal bir emanete dokunuyormuş gibi ellerim titriyordu.

Düğümleri tek tek çözdüm. Kadife kumaş açıldığında içinden iki ayrı nesne çıktı: Üzerinde eski usul bir mühür bulunan katlanmış sarı bir zarf ve altından yapılmış, kenarları el işçiliğiyle oyulmuş ağır, antika bir anahtar.

Anahtarın ağırlığı avucumu doldururken zarfın üzerindeki titrek el yazısını fark ettim. Neriman annemin o zor tutan parmaklarıyla, kurşun kalemle yazılmış tek bir cümle vardı: “Yalnızca Derya açacak.”

Zarfı dikkatlice yırttım. İçinden iki sayfalık mektup ve noter onaylı resmi bir tapu senedi döküldü.

Kağıtların arasından burnuma eski lavanta ve tütün kokusu yayıldı; annemin kokusu. Gözlerimi silerek mektubu okumaya başladım. Sayfalar, on iki yıldır bildiğim bütün hayatı kökünden sarsacak gerçeklerle doluydu:

“Güzel kızım, canım Deryam…

Bu satırları okuyorsan ben artık o çok yorulduğum dünyadan göçüp gitmişim demektir.
Devamını Okumak İçin..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA