SON DAKİKA

newsstv24

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

18 Eylül 2026 - 0:38 'de eklendi ve kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

İkiz kardeşim Atakan ve eşi Beril, yıllardır çocuk sahibi olabilmek için uğraşıyorlardı

“Bu işaretin kimde olduğunu sen de biliyorsun… Ve eğer düşündüğüm şey doğruysa, bu bebeğin babası ben değilim.”

Atakan’ın sesi hastane odasının içinde yankılanırken kollarımdaki bebeği biraz daha sıkı tuttum.

Beril ağlamaktan konuşamıyordu.

Hemşirelerden biri ne olduğunu anlamaya çalışarak bize bakarken doktor bebeğin battaniyesini yeniden kapattı.

“Lütfen sakin olun,” dedi. “Yeni doğum yapmış bir anne ve yeni doğmuş bir bebek var burada. Tartışmayı dışarıda sürdürmeniz daha doğru olur.”

Ama kimsenin sakinleşecek hali yoktu.

Çünkü bebeğin sağ kürek kemiğinin hemen altında koyu kahverengi, yarım ayı andıran belirgin bir doğum lekesi vardı.

Ve ben o lekeyi çocukluğumdan beri tanıyordum.

Babamızda vardı.

Atakan’da yoktu.

Bende de yoktu.

Ama babamızın erkek kardeşi olan amcam Cevahir’de aynı leke, neredeyse aynı yerde bulunuyordu.

Üstelik Cevahir, yıllar önce ailemizden uzaklaştırılmıştı.

Sebebini bize hiçbir zaman açıkça anlatmamışlardı.

Çocukken yalnızca büyüklerin fısıldaşmalarından parçalar duymuştuk.

“Bir daha bu eve girmeyecek.”

“Yaptığı affedilecek gibi değil.”

“Atakan’ın yanında adını bile anmayın.”

Ama o güne kadar hiç kimse bize ne yaptığını söylememişti.

Atakan bebeğin sırtındaki lekeyi görür görmez Cevahir’i hatırlamıştı.

Ben de hatırlamıştım.

Beril ise belli ki hiçbir şey anlamıyordu.

Atakan odadan çıkarken kapının önünde durdu.

“Beril,” dedi dişlerini sıkarak, “bana doğruyu söyle. Cevahir’le görüştün mü?”

Beril’in yüzündeki ifade değişti.

O an her şeyden çok bu değişim beni korkuttu.

Çünkü suçsuz birinin yüzünde görmeyi beklediğim öfke ya da şaşkınlık yoktu.

Onun yerine korku vardı.

“Ne saçmalıyorsun sen?” dedi.Devamını Okumak için..Ayrıntılar diğer sayfada haberimiz detayındadır..HABERİN DEVAMINI OKUMAK İÇİN FOTOĞRAF ÜZERİNDEN DİĞER SAYFAYA GEÇİŞ YAPINIZ.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
SON DAKİKA